kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2010 Salı

Checked-up :)



Daha önce bahsetmiş olduğum sağlık sigortamızın bize yılda bir kez check-up yapma imkanını geçen haftalarda kullandık. Çok şükür ciddi bir şey çıkmadı. Ben tabiri caizse domuz gibiyim. Eşimde ise yüksek kolesterol var. Hem de oldukça yüksek. Zaten yeterince dikkat ettiğimiz beslenme alışkanlığımıza şimdi bir de düzenli sporu eklememiz gerekiyor.

Hazır bebiş için hazırlıklar yapmaya başlamışken bende doktora gidip herşeyin yolunda olup olmadığını kontrol ettirdim. Neyseki ufak miyomlar dışında herhangi bir problem yok.

Sevgili Laçin'in de bebek haberini alınca özenmedim desem yalan söylemiş olurum. Allah hem bize hem de isteyen tüm çiftlere sağlıklı, hayırlı bebekler nasip etsin.

18 Mayıs 2010 Salı

Home Sweet Home



Sabırsızlıkla beklediğim hep hayalini kurduğum Paris seyahatimizden döndük. 4 günlük kısacık tatilimize elbetteki çok şey sığdırdık. Paylaşacak ve anlatacak çok şey var. Kimi gördüğüne sevinmiyor amaaann bu muymuş diyor Paris için ama bence imkanı olan herkes bir kerecik de olsa görüp o şehri yaşamalı. Gerisi hikaye.

Biz eşimle çok sevdik, çok eğlendik bir o kadarda Paris'i karış karış gezmekten yorulduk. Şimdi bana bir kaç gün müsade biraz dinleneyim ayrıntılı Paris yazılarıyla dönücem. Bu hafta bu blogda Paris haftası.Uyarmadı demeyin. Başka yazı beklemeyin :)))))

6 Mayıs 2010 Perşembe

Reklamlar Hakkında

Bir süredir reklam yayınlamam konusunda bilgi mailleri alıyorum. Özür dileyerek belirtmek istiyorum ki reklam alma konusunda tavrım oldukça net. Burasını ticari bir alana dönüştürmek istemiyorum. İşin içine ticari kaygılar girdiğinde blog farklı bir havaya dönüşüyor. Reklam alan arkadaşlarımı eleştirmiyorum kararlarına saygı duyuyorum. Ama bende birçok blog yazarı gibi reklam almak istemiyorum.

2005 yılında ilk blogumu oluşturduğumda da niyetim şimdi olduğu gibi insanların günlük koşturmaca içinde keyifle okuyabileceği bir alan oluşturmak idi. Bu sebeple zamanım, gönlüm elverdiği sürece bu alan bu şekilde kişisel kalmaya keyif vermeye devam edecek. Tavsiye ettiğim ya da burada yer verdiğim ürünlerde tamamen benim kişisel deneyimlerimdir.


İlgilenenlere ve 3. şahıslara duyurulur.

6 Nisan 2010 Salı

Skoda [ YETİ ]



Yeni oğlumuz Yeti. Skoda'nın bu ay ülkemiz pazarına sunduğu canavarı. 1.2 olması sebebiyle vergisi düşük. Yani satın aldıktan sonraki masrafları bu tarz bir araç için düşük. jeep denilemez belki ama yüksek bir 4.2

Kavuşmamız için önümüzde uzun bir zaman var. Çok araştırdık ve yapılan tüm yorumlarda inanılmaz başarılı olduğu söyleniyor. Ne de olsa Almanlar yapmış. İçi bildiğiniz VW Polo, dışı ise çakma Freelander :)

Araba almak isteyenler ya da değiştirmek isteyenler mutlaka bir Skoda bayiisine uğrayın derim.

3 Nisan 2010 Cumartesi

Minnoşum artık yeni annesinde



Tam 6 yıldır benimleydi.
Onunla iş buldum.
Onunla hala oldum.
Onunla gelin oldum.
Biraz daha sabretseydim belki anne de olurdum.
Ama zamanı gelmişti artık. Belki o da sıkılmıştı benden.Değişiklik istiyordu.
Tanıyınca çok sevdiğimiz cici bir annesi oldu artık onun. Eminim en az benim kadar üstüne titreyecek oğlum Cooper'ın.

7 Mart 2010 Pazar

1. Evlilik Yıldönümümüz



Bugün bizim günümüz. Çünkü geçen yıl bugün evlendik biz. O yüzden durup durup birbirimize sarılıp, öpebiliriz. Hatta şımarıklıkta yaparız. Kimse kusurumuza bakmasın.

Mazeretimiz var; evliyiz, aşığız biz :p

18 Şubat 2010 Perşembe

Çantamdakiler



Sevgili Banu'nun çağrısına kulak vererek bende çantamdakileri paylaşıyorum.

Eskiden ne bulursam koyduğum çantama artık bana yük olmayacak şeylerle dolduruyorum. Peki ne mi bunlar;

Güneş gözlüğüm ( Marc Jacobs)
Islak mendillerim
Cüzdanım (LV)
Evimin ve arabamın anahtarları
Dudak nemlendiricim, el kremim ve rujum ( Watsons,Lancome,Estee Lauder
Tokam
Ped çantam
Ve tabiki telefonum

Yanlız bunlarla bile çantam yeterince ağır bu yüzden en kısa sürede boyundan geçmeli bir çanta edinmeliyim.

16 Şubat 2010 Salı

Pilates ve Ben


Günaydııın. Bu sabah uyanmak biraz zor olsa da pilatesten sonra biraz da olsa kendime gelip yeşil çayımı da hazırlayıp bilgisayarın karşısına geçebildim. Çalıştığım dönemden kalma boyun düzleşmesi sıkıntım var benim. Uzun saatler bilgisayarın karşısında çalışmaktan maalesef duruşum da bozuldu. Bu yüzden pilatese başladım.Gerçekten faydasını çok gördüm. Üstelik evde TV karşısında yapıyorum. Herhangi bir kursa gitmeden para ödemeden. Üşengeç değilim ama iş spora gelince sitemizin spor salonuna gitmek bile zor geliyor bana. Yanlızca 1-2 ay oldu başlayalı ama şimdiden iyi geldiğini söyleyebilirim. Sırt, bel ve boyun ağrılarım ciddi biçimde azaldı. Kendimi özellikle sabahları pilates yaptığımda daha zinde hissediyorum.

Minder olarak ta Delta'nın 15 mm'lik minderini aldım. kalınlığı oldukça ideal. Almak isterseniz aklınızda bulunsun.

Günde sadece yarım saatinizi ayırarak hem sağlıklı hem de fit olabilirsiniz. Üstelik yaza şunun şurasında azıcık bir zaman kaldı :)))

14 Şubat 2010 Pazar

Kocama...

seni tanımadan önce sevmeye başladım seni. Geleceğini o kadar iyi biliyordum ki. Sanki hayatımdaki herşey bir anda senin geleceğine dair ipuçları vermeye başlamıştı.Ve o gün karşılaştığımızda iki yabancı gibi binmedik o asansöre. Gözgöze geldiğimizde anlamıştım "o" sendin. İşte o andan sonra bizim hayatımız başladı. Sen ve ben çok şey yaşadık tanıştığımız süre boyunca. O günden yanlızca bir hafta sonra evlenmeye karar verdik ve 1 sene bile geçmeden tanışalı evleniverdik.

Bembeyaz bir yuva kurduk seninle. Pembeler, kırmızılar oldu hep şimdiye dek. Siyahları sokmadık hiç aramıza. Senin yanında uyandığım her gün için milyonlarca şükrederek uyandım her sabaha. Özlemle bekledim iş dönüş saatlerini. Her günümüz aşk tadında geçti. Sayende yeni başladım yaşamaya.

Bu bizim ilk değil kimbilir kaçıncı sevgililer günümüz. Her günümüz bu gün gibi geçtiği için sayısını bilmiyorum. Canım aşkım kocam iyi ki benimsin. İyi ki seninim.

3 Aralık 2009 Perşembe

Bayram Özeti



İzmir'de yağan yağmur eşliğinde yazıyorum bu yazımı. Hergün yağmur yağsa hiç bıkmam ben. Çok severim.O yüzden keyfim yerinde bugün :)

Bayramın son günü döndük gezimizden. Kahkahayla, bol bol alışverişle ve tabi tatlı yorgunluklarla geçen 4 günün ardından toprlanmak kolay olmadı benim için. Ne çok ıvır zıvır almışız farkında olmadan.

Kısacası Stuttgart çok güzeldi. Kurulan Noel Pazarında gece geç saatlere kadar gezdik. Kavrulmuş badem yedik, çikolata soslu meyveler yedik. Sıcak şarap içmedik. Çünkü hava o kadar soğuk değildi. Orada adetmiş hava buzzz gibi olsun ki insanlar titreye titreye şarap içerek içlerini ısıtsınlar. Küresel ısınmadan dolayı eskisi kar yağmıyormuşiStuttgart'a. Haliyle yerel halk üzgün.

Alışverişler yapıldı ( bknz resem en çok peynir aldım), Metzingen'deki Outlet mağazalar talan edildi. Burberry ve Ralph Lauren'in ne kadar ucuz olduğu görülünce çıldırıldı :(( Burda ciddi ciddi düdük yiyoruz. Bu arada söylemeden geçmek istemiyorum. Burberry'nin bir sürü ürününün üstünde "Made in Turkey" yazıyordu. Hihihihi gurur duydum.

Umarım sizin bayramınız da neşe içinde geçmiştir. Darısı bir sonraki bayramların başına :))

( resimdeki salatalık ilgimi çok çekti. Meğer organikmiş.)

N.

27 Kasım 2009 Cuma

İYİ BAYRAMLAR

Bu ara hızıma bende yetişemiyorum. Evde işler de bitmiyor, misafirler de. Maşşaallah bayram bereketiyle geldi. Umarım hepinizin bayramı sağlık, mutluluk ,huzur ve neşe içinde geçer. Ne derler büyüklerimiz Allah terkrarını erdirir inşaallah hepimize.

Biz eşimle yarın sabah yani bayramın ilk günü uçuyoruz Almanya'ya. Döndüğümde umarım anlatacak çok şeyim olacak.

Hepinizi sevgiyle, aşkla, sağlıkla bırakıyorum.

Öpüldünüz...

N.

24 Ekim 2009 Cumartesi

Hijyen takıntısı



Evlendiğimden beri evde her işimi kendim yapıyorum. Temizlik, ütü, yemek vs. Diyeceksiniz ki 2 üniversite bitirmiş, 2 yabancı dil bilen, hatta kapı gibi yurt dışından MBA diploması olan biri nasıl yapabilir.

Ayol kadın olmanın diplomayla alakası olur mu hiç. İçimden geliyor yapıyorum. Hatta evimde öyle bir sistem var ki arkadaşlarım bile hayret ediyor. Evde her yer için farklı bir bez kullanılıyor. Bezler sık sık hijyenden dolayı değiştiriliyor. Dolayısıyla evde ciddi bir bez koleksiyonum var. Çamaşırlar fermuarlı bez torbalarda yıkanıyor. Evimin hiçbir yerine benden başkasının eli değmıyor.

Özellikle yemekleri de kendim yapıyorum. Bazı arkadaşlarımdan duyuyorum eve temizliğe gelen kadınlara yemekte yaptırıyorlarmış. Güvendiğiniz sürece bence sorun yok.Temiz ve lezzetli yapıyorsa ne ala. Zaten dışarda ne koşullarda yapılan yemekleri yiyoruz :(( Biliyormuyuz mutfakları temiz mi değil mi.

Ama işte sorun bende benim gibi uyuzluk derecesinde titizseniz ancak ayda yılda bir dışarda yemek yiyebilirsiniz.

Konu nerden nereye geldi hayret bişiy.

Kıssadan hisse temizliği severim. Temiz insanı daha çok severim. ne demişler temizlik imandan gelir :))))

Mini Minnacık ufacıcık




Biliyorum birçoğumuz bu şapşal bakışlı miniyi gördüğümüzde içimiz cız ediyor. Çok seviyoruz. Bayılıyoruz hatta. Hayaller kuruyoruz. Ama işte 5 yıllık bir mini kullanıcısı olarak Mini hakkında bildikleriniz ve bilmedikleriniz;

Muhteşem artıları;

Adı üstünde MINI ; yani fare deliğine bile rahatlıkla park edebilirsiniz :)

3 kapılı olması sebebiyle çocuğunuz varsa "aman kapı kilidi" "aman pencere kilidi" gibi korkularınız olmaz.

Şık, asil ve sevimlidir.

Etekle bile frikik vermeden binebilirsiniz. Çünkü yere çok yakın :P

Yolda mutlaka size yol verirler. Eee ne demişler su büyüğün yol küçüğün :P

Hiçbir zaman out olmaz :) MINI her koşulda IN'dir.

Yol tutuşu hızınız fazla yoksa iyidir.

Teknik özelliklerine girmeme gerek yok. Zaten çokta anlamam.

Gelelim eksilerine;

Bagajı yok denecek kadar az. Pazar arabası bile sığmıyor.

3 kapılı olması sebebiyle arka koltuğa binecek kişiler zorlanıyor. Ama yok ben ve eşim biner derseniz o ayrı.

Çocuğunuz varsa arka koltuğa oturtmak tam bir işkence. Yeğenimden biliyorum. Mesafe çok dar. Beliniz kopuyor valla.

Benzini su gibi içiyorrrrrr!!!!! Zaten 2005 modellerinde motorda farklı bir teknoloji kullanmışlar. Fakat benimki 2004 model olduğu için maalesef yakıyor da yakıyorr.

Yere çok yakın olduğu için en ufak hendekte dahi alt takımlar zarar görebiliyor.

Araba vapuruna binemiyorsunuz. Çünkü binişteki eğimden dolayı yine yere değiyor.

Lüks araç sınıfına girdiği için vergisi diğer orta sınıf araçlara göre biraz fazla.


Ama yinede ben minnoşumu çok seviyorum. Bir dönem satmayı çok düşündük eşimle çünkü aile olduğumuzda bize çok küçük gelebilir diye ama şu an hayal ettiğim tek şey bebişimiz olduğunda en azından bir süre daha kullanabilmek.

25 Ağustos 2009 Salı

Günün getirdikleri

Nasıl tembelim bu aralar anlatamam. Bilgisayarın başına geçtiğimde severek takip ettiğim bloglara bakıp hemencecik çıkıyorum. Kendi blogumu güncellemek bir yana evde bile yerimden kıpırdayasım yok pek.

Ee malum ramazan ayındayız. Kociş oruç tutuyor. Bende yeşil çayımı meyvelerim eşliğinde içerek akşama ne pişirsem diye tarif bakıyorum.

Yeni keşiflerim var bu arada. Cilt bakımı, saç bakımı vs. Haaa bir de sonbahar geliyor gardroblara rütuş yapmanın vakti geldi. Bu kışın yine olmazsa olmazları neler hep birlikte keşfedelim istiyorum.

Önümüzde kısa yurtdışı seyahatleri var. Görülecek yerler, yenilecek lezzetler, en önemlisi paylaşılacak çook güzellikler var.

Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim. Bazı blog sahibelerimiz hamile. Onlar adına nasıl seviniyorum anlatamam. Allah sağlıkla sıhhatle mutlulukla bebişlerini kucaklarına almak nasip etsin. Merakla hamilelik maceralarını takip ediyorum. Darısı tüm isteyenlerin başına.

N.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Back Home


Bir süredir eşimin yıllık izne çıkması sebebiyle yoktum. Evimizin direği evde olunca haliyle bilgisayar karşısına geçmek pek mümkün olmuyor :)

Fırsat bu fırsat bizde karı-koca yakın yerlere kaçalım dedik. Hava çıldırtacak derecede sıcak olunca yol yapmak hatta uçmak pek bize göre gibi gelmedi. Soluğu Çeşmede aldık bizde. Çeşme'nin akşamları esen o serin rüzgarı sayesinde tatilde pek bunalmadık. Gündüzleri full time deniz akşamları ise full time Alaçatı yaptık. Dinlendik mi?? Ehh işte. Ama çok güzel vakit geçirdik diyebilirim. En çokta sabahları kahvaltı keyfimize diyecek yoktu. Kahvaltı için ikinci favori mekanımız Alaçatı yolundaki Demlik. Yolu düşenlere tavsiye ederim.
Ayrıca gerçek İtalyan pizzası yemek isteyenler Alaçatı'daki Beatrice'e mutlaka uğrasınlar.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Uzuuuun bir tatil dönemindeyiz eşimle.
Çok yakında döneceğim :)))